• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/
  • https://plus.google.com/https://www.facebook.com//posts
  • https://www.twitter.com/https://www.facebook.com/
ATATÜRK KÖŞESİ

''Küçük hanımlar,küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, Yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız ! Memleketi asıl aydınlığa boğacak Sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, Kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz.''
 
             M.Kemal ATATÜRK

BRANŞLARIMIZ





# Everyday English # Her gün İngilizce

M.E.B Bilgiler

Kategoriler

Çoklu Zeka

                                        
Çoklu Zeka  Teorisi,

Çoklu zekâ kuramı 1983 yılında Howard Gardner tarafından zekâyı tek ve baskın bir yetenek olarak görmekten ziyade, çeşitli ve özel boyutlardan oluştuğunu öneren bir modeldir. Bu anlayışa göre hangi yaş ve seviyede olursa olsun insanın zihinsel işlevleri iyileştirilebilir ve geliştirilebilirler.

Çünkü gerçekte insan, genelde kullandıkları dışında kendinde var olan yetenekleri tanıyarak ve bunları harekete geçirerek daha zeki olabilmektedir.
Gardner bilişsel yeteneklerin geniş bir yelpazeden oluştuğunu ve aralarında sadece çok zayıf bir korelâsyonun bulunduğunu savunmaktadır. Örneğin, kuram çarpma işlemini kolayca öğrenen bir çocuğun, bu görevde zorluk yaşayan bir çocuğa göre daha zeki olduğunu söylemez. Basit çarpma işlemlerinde uzmanlaşmak için zaman harcayan bir çocuk,
1) Çarpma işlemini farklı bir yolla öğrenebilir,
2) Matematik dışındaki bir alanda üstün olabilir,
3) Hatta çarpım sürecini derin bir seviyede anlıyor veya tamamen farklı bir süreç olarak görüyor olabilir. Temelde derin bir anlayış içermesi de yavaşlığa ve çarpım tablosunu hızlı hatırlayan çocuğa bakıldığında potensiyel matematiksel zekâsının gizlenmesine neden olabilir.
Howard Gardner tarafından  çoklu zeka kuramı 1980’li yılların başlarında ortaya atılmıştır. Gardner’e göre bir tek zeka yerine bir çok yetenekten, başka bir ifadeyle zeka alnından söz edilebilir. zekâyı tek ve baskın bir yetenek olarak görmekten ziyade, çeşitli ve özel boyutlardan oluştuğunu öneren bir modeldir.

 Çoklu Zekâ

1- Mantıksal-Matematiksel
2- Uzamsal
3-Sözel
4- Müziksel
5- Varoluşsal
6- Kinestetik
7- İçsel
8- Doğasal
9- Sosyal
 
*Uzamsal
*Sözel
*Mantıksal-Matematiksel
*Kinestetik
*Müziksel
*İçsel
*Sosyal
*Doğasal
*Varoluşsal

Mantıksal-Matematiksel

Bu alan mantık, soyutlamalar, nedenleme, numaralar ve eleştirel düşünmeyle ilgilidir. Örneğin, kuram çarpma işlemini kolayca öğrenen bir çocuğun, bu görevde zorluk yaşayan bir çocuğa göre daha zeki olduğunu söylemez. Basit çarpma işlemlerinde uzmanlaşmak için zaman harcayan bir çocuk çarpma işlemini farklı bir yolla öğrenebilir Gardner IQ testlerinin sadece sözel ve mantıksal - matematiksel  yetenekleri ölçtüğünü savunur.

Uzamsal
Mantıksal-Matematiksel
Görsel Zekâ

Bu alan görsel-uzamsal yargılar ve zihnin gözüyle görselleştirme yeteneğiyle baş eder. Bu zekâ türüne uygun olan meslekler artist, tasarımcı ve mimarlıktır. Uzamsal zekâya sahip bir insanın yap-boz oyunlarında da iyi olduğu görülmektedir.

Sözel

Bu alan kelimelerle konuşma veya yazma becerisiyle ilgilidir. Yüksek sözel/dilsel zekâya sahip insanlar için kelimeleri ve dilleri öğrenmek kolay gelir. Okuma, yazma, hikayeler anlatma ve kelimeleri tarihleriyle birlikte hatırlamada iyidirler.
Okumaya, not tutmaya, dersleri dinlemeye ve öğrendiklerini tartışmaya eğilimlidirler. Sözel/dilsel zekâya sahip kişiler yabancı dilleri çok kolay öğrenebilmektedir.

Müziksel

Bireyin müzikle, müziksel ve ritimsel formlarla kendini ifade edebilme, müzik ritimlerini algılayabilme yetenekleridir.
 
Varoluşsal 

Bazı çoklu zekâ kuramı savunucuları ruhsal veya dini zekâyı olası bir zeka tipi olarak önerdi. Gardner ruhsal bir zekânın varlığını kabul etmese de, "varoluşsal" zekânın yararlı bir yapı olabileceğini belirtti. Varoluşsal zekânın hipotezleri ise eğitim araştırmacıları tarafından keşfedilmiştir.Sonsuz ve sonsuz küçüklükte duyusal verilerin ötesindeki soruların veya olguların üzerinde düşünme yeteneği.Bu zekâ türüne uygun kariyer veya meslek gruplarına şamanlar, rahipler, matematikçiler, fizikçiler, bilim adamları, evren bilimciler ve filozoflar.

Kinestetik

Bir ürünü ortaya koymak, bir problemi çözmek, kendini ve duygularını ifade edebilmek için vücudun bir bölümünü veya tamamını kullanabilme yeteneğidir.

İçsel

Kişinin kendisi hakkında sahip olduğu gerçek bilgi ve anlayış ile uyumlu davranışlar sergilemesi ve kendisini tanıma yeteneğidir.

Doğasal

Doğayı tanıma ve anlama, yaşayan canlıları tanıma, doğanın dengesini anlama, canlıları tanıma ve sınıflandırma yeteneğidir.

Sosyal

Bireyin çevresindeki kişilerin isteklerini, duygularını ve ihtiyaçlarını anlama, yorumlama ve kişilerle etkili iletişim kurabilme yeteneğidir.
Çoklu zekâ kuramının uygulamaları geniş bir alanı kapsamaktadır. Zorluk yaşayan bir öğrenciyle karşılaşan her çeşit öğretmen çoklu zekâyı bir çerçeve olarak kullanabilmektedir. Genellikle, bu kuramı destekleyenler öğrencilerinin farklı zekâlarını kullanabilmeleri ve geliştirebilmeleri için fırsatlar sağlamaktadır.

Uzamsal zekâ

Mantıksal-Matematiksel Psikolog Alan S. Kaufman ise IQ testlerinin yaklaşık 70 yıldır uzamsal yetenekleri de ölçtüğünü savunmaktadır.

ÇOKLU ZEKA  TEORİSİNİN İLKELERİ
İnsanlar çok farklı zeka türlerine sahiptir,Her insanınaktif olarak kullandığı zekaları ile özel bir karışıma sahiptirler, her insanın kendine göre bir zekası vardır. Zekaların her biri insanda farklı bir gelişim sürecine sahiptir.
Bütün zekalar dinamiktir,insandaki zekalar tanımlanabilir, ve geliştirebilir, her insan kendi zekasını gerliştirmek ve tanımak fırsatına sahiptir, her bir zekanın gelişimi kendi içinde değerlendirilmelidir, her bir zeka, hafıza dikkat algı ve problem çözme açısından farklı bir sisteme sahiptir, bir zekanın kullanımı esnasında diğer zekadan da faydalanılabilir. Kişisel alt yapı, kültür kalıtım inançlar zekanın gelişimi üzerinde etkiye sahiptir. Bütün zekalar insanın kendini gerçekleştirmesi yolunda farklı ve özelkaynaklardır.İnsan gelişimini değerlendiren tüm bilimsel teoriler çoklu zeka teorisini desteklemektedir.Bu bilgiler ışığında çocuklarımızın her birinin farklı bir birey olduğunu her birinin farklı algılama şekillerine sahip olduğunu ve dolayısıyla  da farklı yansıtma şekillerine sahip olduklarını biliyoruz.
Öyleyse eğitim sistemimizde her çocuğa göre farklı eğitim ve öğretim teknikleri geliştirmemiz gerektiği de kaçınılmazdır.Bu anlamda zeka gelişimi açısından çocuklara yapmamız gereken, onlara zengin fırsatlar sağlamak ve onların içsel motivasyonunu desteklemektir. Böylece evrensel boyutlardaki yöntemlerle zeka açısından gelişebilen, duygusal anlamda olgun, gören, duyan, sorgulayan, çözümleyen, üreten, katılan ve paylaşan, sorumluluk taşıyan 21. Yüzyılın insanlarını yetiştiriyoruz.
Özet olarak söylememiz gerekirse, yukarda bahsettiğimiz bu akademik çalışmaların hepsi sadece ve sadece oyun piskolojisi ile gerçekleştirildiğinden, çocuklarımızın duygusal-bilişsel kişilik oluşumları da dengeli bir biçimde yapılandırılmaktadır.
 
Bu yapılanmayı gerçekleştirirken göz önünden ayırmadığımız en önemli nokta da şudur: Çocuklar hem metobolizma olarak, hem zeka olarak parmak izi gibidirler. Hiçbiri diğerine benzemez.




Tanyuva facebook


Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam4
Toplam Ziyaret57301